Sağlığın ve Hayatın Temeli Su

Canlılar iklim farklılıklarına, zor hayat şartlarına,hatta açlığa bile dayanabiliyor da bir tek susuzluğa dayanamıyorlar.Havadan sonra canlıların en önemli ihtiyacı olan su; yaşamın da sırrını elinde tutmaktadır.

Su insanlar içinde en önemli yaşam kaynağıdır. Yetişkin bir insanın vücut ağırlığının %60′ ı sudan oluşuyor.
Bu nedenle su ihtiyacını karşılamayan insan, tıpkı bir çiçek gibi solmaya başlar. İnsan vücudundaki dokuların %65′i kanın %80′i gözlerin ise %99′u sudan oluşur.
Bu oranlar suyun insan vücudundaki önemini gösterir. Vücudun su dengesini koruyabilmesi için günde 1,5 ila 2 litre su tüketilmelidir.
Hücrelerin etkinliklerini uyarıp cildin yaşlanmasını geciktiren su,bedendeki sıvı dengesini sağlar.
Düzenli ve yeterli su almanın avantajları kalıcıdır.
Kadınların su ihtiyacı ,erkeklerin su ihtiyacından daha fazladır.
Özellikle hamile kadınların günde en az 3 lt. su içmeleri önerilir.
Öte yandan güzelliğin en büyük düşmanlarından olan selülitle mücadele etmenin yolu da bol su içmektedir.
Zayıflamak isteyenlerinde bol su içmesi önerilir. Sebebi ise suyun iştahı bastırması metabolizmayı hızlandırması ve vücudu toksinlerden arındırması, Sabah yataktan kalkınca içilen bir bardak su güne enerjik başlamanıza yardımcı olur.
İranlı Hekim Batmanghelidj i neden su içmemiz gerektiğini maddeler halinde toplamış

Hiçbir şey susuz yaşayamaz.
Göreceli su yetersizliği vücudun bazı fonksiyonlarını önce bastırır, sonra öldürür.
Su temel enerji kaynağıdır,vücudun nakit akımıdır.
Su vücudun her hücresinde elektriksel ve manyetik enerji üretir, bize yaşam gücü verir.
Hücre yapısındaki maddeleri birbirine bağlayan bir yapıştırıcıdır.
DNA hasarını önler ve onarım mekanizmalarının daha iyi çalışmasına yardımcı olur,böylece üretilen anormal DNA sayısı azalır.
Bağışıklık sisteminin ( bütün mekanizmaların) merkezi olan kemik iliğinde bu sistemi kanserde dahil olmak üzere çeşitli hastalıklara karşı güçlendirir.
Bütün besinlerin,vitamin ve minerallerin temel çözücüsüdür.Vücutta besinler küçük parçalara ayırır,sindirimlerin de ve son metabolik aşamalarında görev yapar.
Besinlere enerji verir ve parçalanan besinler sindirim sırasında bu enerjiyi vücuda aktarır. Susuz yenen yemeğin vücut için hiçbir enerji değeri yoktur.
Su,besinlerdeki gerekli öğelerin emilimini arttırır.
Bütün öğelerin vücuda taşınmasına yardımcı olur.
Akciğerlerde oksijen toplayan kırmızı kan hücrelerinin çalışma verimini arttırır.
Hücreye ulaşan su, o hücreye oksijen verir ve atık gazları vücuttan atılmaları için akciğerlere taşır.
Vücudun çeşitli bölgelerinden zehirli atıkları toplar ve atılmaları için karaciğer yada böbreklere taşır.
Eklem boşluklarındaki temel yağlayıcı maddedir, arterik ve sırt ağrılarının oluşumunun önlenmesinde yardımcı olur.
Omurgada ki diskleri şok emici su yastıklarına dönüştürür.
Bağırsakları en iyi çalıştıran yağlayıcı maddedir, kabızlığı önler.
Kalp krizi ve felçe karşı koruyucudur.
Kalp ve beyin damarlarında pıhtılaşmayı önler,
Vücudun soğutma (terleme) ve ısıtma (elektrik) sistemleri için vazgeçilmezdir.
Düşünme başta olmak üzere bütün betin fonksiyonları için bize güç ve elektriksel enerji verir.
Seratonin ve diğer nörotrans mitterlerin (Sinir ileticileri) üretimi için vazgeçilmezdir.
Meletonin de dahil olmak üzere beyinde üretilen bitin hormonların yapımı için gereklidir.
Çoçuklarda ve yetişkinlerde dikkat yetersizliği sorununa çözüm getirir.
Çalışma verimini arttırır ve dikkat aralığını büyütür.
Su dünyada ki diğer bütün içeçeklerden daha kolay bulunabilir ve hiçbir yan etkisi yoktur.
Stres, gerginlik ve depresyonun hafiflemesine yardımcı olur.
Uykuyu düzenler.
Yorgunluğun giderilmesine yardımcı olur ve bize gençliğin enerjisini verir.
Cildi yumuşatır ve yaşlılık belirtilerinin azalmasına yardımcı olur.
Gözlere canlılık ve parlaklık verir.
Glokomdan korunmamıza yardım eder.
Kemik iliğinde kan üretim sistemlerini düzenler lösemi ve lenfoma oluşumunun önlenmesi yardımcı olur.
Vücutta enfeksiyon ve kanser hücrelerin geliştiği bölgelerde bağışıklık sistemini güçlendirmek için çok gereklidir.
Kanı sulandırır ve dolaşım sırasında pıhtılaşmasını önler.
Kadınlarda, adet öncesi ağrıyı ve ateş basmasını hafifletir.

Kalp atışı ile birlikte kanı sulandırıp dalgalandırarak dolaşımdaki katı maddelerin dibe çökmesini engeller.
İnsan vücudunda dehidratasyon sırasında kullanılabilecek bir su deposu yoktur. Bu nedenle gün boyunca düzenli olarak su içmemiz gerekir.
Su içtiğiniz zaman susuzluk ve açlık duygularını ayırt edebilirsiniz.

Bizim için çok önemli olan suyu tüketirken dikkat etmemiz gereken suyun ısısı; midenin ısısı 38 derece,eğer soğuk su içersek mide suyu ısıtmak için ısısını yükseltecek ve bir müddet sonra ateş basması ve terlemeye yol açacaktır. Doğrusu ılık su tüketmektir.

Su tüketimi normalde 2 litre sıcak havalarda 3,5 Lt. gebe ve yaşlılarda ise bu oran daha fazla olabilir.Su ihtiyacı sadece sudan karşılanmalı ve arasıra da mineralli su tüketmeye önem göstermeliyiz.

Sağlığın ve Hayatın Temeli Su konumuz hakkında daha detaylı bilgiye ulaşmak için bizimle iletişime geçebilirsiniz.

0530 320 06 66
0216 641 19 84

Sağlığın ve Hayatın Temeli Su

Bir cevap yazın